|
SIKÇA SORULAN SORULAR
Meslek hastalığı tıbbi olduğu kadar yasal ve sigortacılık tanımıdır. Bu tanı iş risklerinin işveren tarafından yönetilemediği ve işçinin bu nedenle fonksiyon kaybına yada hastalık durumuna uğradığını kanıtlar. Bu nedenlerle, içerisinde özel eğitilmiş kişiler ve özel prosesler barındıran “yetkinleşmiş sağlık birimleri” tarafından kanıtlanabilmesi gerekliliği söz konusudur.
“16 Haziran 2006 tarihinde 26200 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa göre (Madde 14):
Sigortalının çalıştığı işten dolayı meslek hastalığına tutulduğunun;
a) Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucuları tarafından usûlüne uygun olarak düzenlenen sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi,
b) Kurumca gerekli görüldüğü hallerde, işyerindeki çalışma şartlarını ve buna bağlı tıbbî sonuçlarını ortaya koyan denetim raporları ve gerekli diğer belgelerin incelenmesi,sonucu Kurum Sağlık Kurulu tarafından tespit edilmesi zorunludur.”
Meslek hastalığı, işten ayrıldıktan sonra meydana çıkmış ve sigortalı olarak çalıştığı işten kaynaklanmış ise, sigortalının bu Kanunla sağlanan haklardan yararlanabilmesi için, eski işinden fiilen ayrılmasıyla hastalığın meydana çıkması arasında bu hastalık için Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikte belirtilen süreden daha uzun bir zamanın geçmemiş olması şarttır. Bu durumdaki kişiler, gerekli belgelerle Kuruma müracaat edebilirler. Herhangi bir meslek hastalığının klinik ve laboratuvar bulgularıyla belirlendiği ve meslek hastalığına yol açan etkenin işyerindeki inceleme sonunda tespit edildiği hallerde, meslek hastalıkları listesindeki yükümlülük süresi aşılmış olsa bile, söz konusu hastalık Kurumun veya ilgilinin başvurusu üzerine SGK Yüksek Sağlık Kurulunun onayı ile meslek hastalığı sayılabilir.
- Kendine özgü bir klinik tablo,
- İyi belirlenmiş hastalık etkeni,
- Hastalık etkeni veya metabolitinin biyolojik ortamda bulunuşu,
- Hastalığın deneysel olarak oluşturulabilmesi,
- Hastalığın o meslekte çalışanlarda insidansının yüksek olması, meslek hastalıklarının genel özellikleridir.
Kesinlikle önlenebilir. Önlemek için:
* Kayıt dışı, sigortasız işçi çalıştırılmamalı
* İşe giriş muayenelerinde sağlık durumu uygun olmayanlar o işe alınmamalıdırdiv>
* Ağır ve Tehlikeli İşler Yönetmeliğinde belirtilen işler için Daha kapsamlı bir inceleme ile Ağır ve Tehlikeli İşlerde Çalışır Raporu alınmalıdır
* Meslek Hastalığının belirtileri ortaya çıkmadan, yapılan işin özelliği, karşılaşılan riskler dikkate alınarak gerekli Laboratuar ve Radyolojik incelemeler yapılarak Hastalıkların erken tanısını koymak amacı ile düzenli periyodik muayeneler yapılmalıdır.
* İşyeri ortamında :
· Hijyen kurallarına uyulmalı,çay ve yemek molalarından önce mutlaka eller bol sabunlu su ile yıkanmalı
· İşyerinden ayrılmadan önce duş yapılabilmesi için yeterli duş bulunmalı
· Her işçinin İş kıyafetleri ve harici kıyafetlerin ayrı ayrı bölümlerde bulunduğu elbise dolapları olmalı
· Yeterli ve temiz havalanma sağlanmalı,
· İşin özelliğine göre sık sık ve sürekli eğitimler verilmeli
· İşin özelliğine göre, ortaya çıkan zararlı etkenler uygun tekniklerle uzaklaştırılarak izin verilen değerlerin üzerine çıkmasına engel olunmalıdır.
· Gerekiyorsa maske tıkaç vs gibi kişisel koruyucular kullanılmalıdır
· Mümkün ise işyeri hekimi istihdam edilmeli, değilse ortak işyeri hekimi temin edilmeye çalışılmalıdır.
· İşyeri hekimi, Sigorta Müfettişi, İSGÜM veya Meslek Hastalıkları Hastanesi görevlilerinin uyarı ve tavsiyelerine dikkatle uyulmalıdır.
· Ortamdan uzaklaştırma amacı ile istirahat verilmiş ise, ekonomik nedenler, kalifiye eleman bulamama veya işi zamanında yetiştirme gibi bahaneler ileri sürülmemeli, istirahat kesinlikle uygulanmalıdır
· Hastane incelemeleri sonucu iş değişikliği kararı verilmiş ise işveren yönünden çalıştıracak eleman bulamama , işçi yönünden işini kaybetme korkusu gibi nedenler ileri sürülmemeli, iş değişikliği mutlaka uygulanmalıdır.
* Kontrol muayenelerine zamanında gidilmelidir.
Meslek hastalığı, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal özürlülük hâlleridir.
Meslek hastalıkları Çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranı tespit işlemleri yönetmeliğinin meslek hastalıkları listesinde yer alan ve temel olarak işin niteliği veya işyeri koşulları nedeni ile ortaya çıkan hastalıklardır.
Sağlık Bakanlığı – Sosyal Sigortalar Kurumu Sağlık Hizmetleri Protokolü’nde meslek hastalıkları hastanelerine başvurular madde 23 de düzenlenmiştir. Hastalığının mesleğinden kaynaklandığını düşünen ya da düşünülen işçi Sigorta mevzuatı açısından madde 23 kapsamında sevk evrağını alarak hastanemize başvurabilirler.
“Madde 23-
Meslek hastalıkları hastaneleri ilgili mevzuat (506 ve 4958 sayılı Kanunlar ve ilgili tüzük) çerçevesinde faaliyet göstermekte olup aşağıda belirlenen birinci bent kapsamında yapılan başvurulara göre ikinci bent kapsamındaki işlemler yürütülmektedir. Bunlar:
1- Başvuru işlemleri:
a) Bir sağlık biriminden meslek hastalığı şüphesi ile ilgili meslek hastalıkları hastanesine sigortalının sevki,
b) Sigortalının meslek hastalığı iddiası ile sigorta müdürlükleri aracılığıyla ilgili meslek hastalıkları hastanesine sevki,
c) Meslek hastalıkları hastanesinde yapılan periyodik muayene sonucu meslek hastalığı şüphesi olan sigortalının başvurusu,
d) İşyeri hekimlerince meslek hastalığı şüphesi olan sigortalının başvurusu,”
Sigorta mevzuatının bir hastalığı meslek hastalığı olarak kabul etmesi için gerekli olan asgari etkilenme süresini ifade eder.
Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği ile
5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalıların meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü kaybı oranları tespitinde esas alınacak sağlık kurulu raporlarını düzenlemeye Ankara, İstanbul veya Zonguldak’ta bulunan Sağlık Bakanlığı Meslek Hastalıkları Hastaneleri ile Kurumca belirlenecek üniversite hastaneleri yetkilendirilmiştir. Sağlık hizmeti sunucularının düzenlemiş oldukları sağlık kurulu raporlarına istinaden, sigortalıların ilk defa çalışmaya başladığı tarihten sonra vücutlarında oluşan arızaları veya tedavi edilemeyen hastalıkların, mesleki olup olamadığına karar verilmesi ve mevcut arıza/hastalıkların çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü azalma oranına yol açıp açmadığı kurum sağlık kurullarınca belirlenecektir.
Hangi hastalıkların meslek hastalığı sayılacağı ve bu hastalıkların, işten fiilen ayrıldıktan en geç ne kadar zaman sonra meydana çıkması hâlinde sigortalının mesleğinden ileri geldiğinin kabul edileceği Meslek Hastalıkları Listesine göre tespit ve tayin edilir.
Meslek hastalığı açısından yapılan incelemeler sonucunda düzenlenen sağlık kurulu raporlarına ,SGK Yüksek Sağlık Kurulu nezdinde itiraz edilebilir.
-
İşe giriş ve gerekli ise Ağır ve Tehlikeli İşler Raporu için gerekli muayeneler yapılmadan işçi çalıştırılmamalıdır.
-
İşçilerin yapılacak iş ve ortam risklerinden korunmak için eğitimini sağlamalıdır.
-
İşçilere düzenli kişisel koruyucu donanımların temini ve kullanılmasının sağlanmasından sorumludur.
-
İşyerinde ortam risklerinin değerlendirilerek , gerekli tedbirlerin alınmasından sorumludur.
-
İşyeri ortamında gerekli hijyen koşulları sağlanmalıdır
-
İşyeri ortamında temiz hava sirkülasyonu sağlanmalıdır
-
İşlem sırasında ortaya çıkan zararlılar uygun yollarla uzaklaştırılmalıdır
-
Periyodik muayeneler zamanında yaptırılmalıdır
-
İşyeri hekimi,Sigorta müfettişi,İSGÜM ve Meslek Hastalıkları Hastaneleri görevlilerinin uyarı ve tavsiyeleri yerine getirilmelidir.
-
İstirahat ve işyeri değişikliği kararları derhal uygulanmalıdır.
İşçinin çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal özürlülük hâlleri sonucunda Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre hesaplanan maluliyettir.Meslek hastalığı kaynaklı maluliyet , sağlık hizmeti sunucuları sağlık kurullarınca düzenlenen sağlık kurulu raporu esas alınarak; kurum sağlık kurullarınca meslek hastalığı ve maluliyetin belirlenmesi kararı verilir.
Sigortalının meslek hastalığına sebep olan işinden fiilen ayrıldığı tarih ile meslek hastalığının meydana çıktığı tarih arasında geçen en uzun süreyi ifade eder.
İş kazası;
a) Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında çalışan sigortalının;
1) İşyerinde bulunduğu sırada,
2) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş dolayısıyla,
3) Görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
4) Emziren kadın sigortalının, iş mevzuatına tabi olup olmadığına bakılmaksızın yine bu mevzuatta belirtilen sürelerde çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
5) İşverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında,
b) Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında çalışan sigortalının ise;
1) İşyerinde bulunduğu sırada,
2) Yürütmekte olduğu iş nedeniyle işyeri dışında,
meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özre uğratan olaydır.
İşe giriş muayeneleri, işçinin çalışması hedeflenen iş kolunda , işin risklerine özel sağlık durumunun tespiti çalışmasıdır.Kişinin çalışmaya engel teşkil edecek sağlık durumu olup olmadığı tespit edilir.
Ağır ve tehlikeli işler yasal düzenlemelerle belirlenmiştir. Söz konusu işleri yapan işçilerin belirli sürelerde gene mevzuatla düzenlenmiş sağlık formları doldurulmalıdır. Bu muayeneler, özel tetkikler( Kanda ağır metal ölçümü, toksikolojik metabolit testleri gibi) ve deneyimli hekimler ( Tozlu işlerde çalışanların Akciğer Grafilerinin ILO standartları içinde okunması ve kodlanması eğitimi almış hekimler gibi) gerektirebilmektedir
Geçici iş göremezlik ödeneği; Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından rapor alınmak kaydıyla;
-İş kazası ve meslek hastalığı için herhangi bir şart aranmadan her gün,
-Hastalık halinde, iş göremezliğin başladığı tarihten önceki bir yıl içinde en az doksan gün prim bildirilme kaydıyla iş göremezliğin başladığı üçüncü günden başlamak üzere her gün,
-Analık halinde ise; sigortalı kadının analığı halinde doğumdan önceki bir yıl içinde en az doksan gün prim bildirilmesi kaydıyla, doğumdan önceki ve sonraki sekizer haftalık sürede, çoğul gebelik halinde doğumdan sonraki süreye ilave edilecek iki haftalık sürede de,
verilmesi öngörülmüştür.
Analık halinde, sigortalının isteği ve hekimin de uygun görmesi şartıyla, doğuma üç hafta kalıncaya kadar çalışılması halinde, doğum öncesi çalışılan beş haftalık süre doğum süresi sekiz haftaya eklenebilecektir.
Kanuna göre geçici iş göremezlik ödeneği, yatarak tedavilerde prime esas günlük kazancın yarısı, ayakta tedavilerde ise prime esas kazancın üçte ikisi miktarında verilecektir.
1. HUKUKSAL (İŞ MAHKEMELERİ) BAŞVURU
a. Maddi- manevi tazminat
Meslek hastalığına yakalanan işçi, işvereni aleyhine iş mahkemelerinde maddi ve manevi tazminat davası açabilir.Davanın dayanağı meslek hastalığı hastanesinden alınmış meslek hastalığı raporudur.Rapordan sonra işçinin meslekte kazanma kaybı oranı yüzde üzerinden yine ilgili hastane tarafından belirlenir. Yargılama sürecinde işçinin çalıştığı işyerine hakim ve bilirkişi tarafından keşfe gidilir. Keşif yapılmasındaki amaç işverenin iş sağlığı ve işçi güvenliği açısından kanunlara uyup uymadığının,gerekli tedbirleri alıp almadığının saptanmasıdır. Bunun sonucunda bilirkişi işverenin kusurlu olup olmadığını ve kusur oranını belirler.
Yukarıda daha önce belirttiğimiz meslekte kazanma kaybı oranına göre (yani iş görememezlik oranı) ve işverenin de kusuruna göre hesap bilirkişince bir hesap yapılır ve işçinin alacağı maddi tazminat miktarı belirlenir. Ayrıca davalı işyeri, işçisini sigortalı olarak çalıştırmışsa Sosyal Güvenlik Kurumu işçiye maluliyet maaşı bağlar. Örneklersek işçinin %70 meslekte kazanma kaybı var.İşverende tam kusurlu. Hesap bilirkişi 50.000 YTL rapor hazırladı.Sigortanın işçiye ödeyeceği toplam peşin sermaye değeri 20.000 YTL olsun geriye kalan 30.000 YTL yi işverenin ödemesine mahkemece karar verilir. Tüm anlattıklarımız maddi tazminat kavramı adı altında anılır. Manevi tazminat ise işçinin bu hastalık nedeniyle çektiği ızdırabın , acının karşılığı olarak anılır ve buna karşılık gelen ödence miktarını hakim kendi vicdani kanaatine göre belirler.
İşçi mahkemede davasını ispat için her türlü delili kullanabilir. Tanık da bunlardan biridir. Tazminat davasının açılacağı yer mahkemesi işçinin işi gördüğü yerdeki iş mahkemesidir. Örneğin; Güngörende çalışmış bir işçi Bakırköy İş Mahkemelerinde davasını açabilir.Maddi ve tazminat talepli dava meslek hastalığı rapor tarihinden itibaren on yıllık zamanaşımına tabiidir.
b. HİZMET TESPİTİ DAVASI
İşçi meslek hastalığına yakalandığı işyerinde sigortasız - kayıt dışı çalıştırılmışsa başvurabileceği bir diğer hukuk mekanizması yine iş mahkemelerinde açacağı hizmet tespiti davasıdır. Burada davalı olarak hem işveren hem de Sosyal Güvenlik Kurumu gösterilir.Davanın amacı işçinin davalı işyerinde çalıştığının ancak sigortasının yaptırılmadığının ispatıdır. Davanın açıldığı tarihten geriye doğru beş yıllık dönem hüküm altına alınabilir. Dava sonunda davacının o dönemde sigortalı olmasına karar verilir. Ve toplam primler işvence ödenir. İşçinin meslek hastalığı nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu imkanlarından yararlanması için Sigortasız çalıştırıldığının mahkemece tespit edilmesi gerekir.
Davada en önemli ispat vasıtası tanık beyanlarıdır. Davacıyla aynı dönemde çalışmış bordrolu(yani sigortalı) tanıklar dinlenir. Şayet işyerinde bu özelliklere sahip tanık bulunamazsa komşu işyerlerinde davacıyla aynı dönemde çalışmış tanık beyanlarına da itibar edilir.
2. CEZAİ BAŞVURULAR
Davacı işçi, işvereni ve çalıştığı işyerinin bağlı bulunduğu ilçe belediyesine ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkililerine karşı suç duyurusunda bulunabilir. Suç duyurusunun konusu işveren açısından Türk Ceza Kanunu 83 maddesidir. Burada işveren kanunun ve sözleşmenin kendisine yüklediği yükümlülükleri yerine getirmeyerek, gerekli tedbirleri almayarak ölüme sebebiyet vermekten yargılanır. İşçi ölmüşse mirasçıları(eşi, çocukları, anne,babası) başvurabilir. Yine ölüm olayı meydana gelmemiş olsa dahi hastalığın oluşmasından sorumlu oldukları için kasten yaralamadan dava açılabilir.
3. İDARİ BAŞVURU VE İDARİ DAVA
İşçi Sosyal Güvenlik Kurumuna ve yerel yönetime karşı idare mahkemesinde tam yargı davası açabilir.Burada davanın esası devletin işveren üzerinde denetim ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirmemesidir. İşverenin iş sağlığı ve güvenliği kurallarına uyup uymadığının denetimi devletin kamu hizmetinin bir parçasıdır.Devlet (Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve iş yerinin bağlı bulunduğu belediye ) iş sağlığı ve güvenliği kurallarına uygunluk açısından işvereni denetlemezse hizmet kusuru gerçekleşir.Buna bağlı olarak devlet işçinin meslek hastalığına yakalanmasında veya iş kazasına maruziyetinde tazminat ödeme yükümlülüğü altına girer.
4. AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU HAKKI
Tüm yukarıda bahsi geçen iç hukuk yolları tüketildikten sonra iş kazası ve meslek hastalığına yakalanan işçi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurabilir. Devlet İnsan Hakları Sözleşmesinde yer alan Çalışma Hakkı, Yaşama Hakkı, maddelerini ihlal etmiş olduğundan tazminata mahkum edilir.
Kaynak:Yörü,H.(2009) Meslek Hastalığına Yakalanan İşçilerin Hukuki Başvuru Yolları.Erişim:04.03.2009,kottaşlaMA:http://kottaslama.org/php/kt/wp/?page_id=382
|